üçüz kardeşlerden ortadaki sürekli ağlıyor ve diğer kardeşi hemen imdadına yetişiyor. bu kardeşlere bakması (daha çok) çok daha kolay dayanışma var (daha az)
Bak sen şu velete bu yaşında ablasına olan düşmanlığını ve hayalleri anlatıyor. kendisi ablalarından (daha çok) daha güzelmiş ve etrafçada daha çok beğeniliyomuş. ablaları bu videoyu izlemesin! (daha az)
Iki kardeşin japonya gezisi ve çektikleri fotolar. japonya'yı ve japonları kesfettiğimiz bir gezi. resimler (daha çok) mükemmlel :) (daha az)
Pilot kuledeki kadına yakıtım bitmez üzere diyor ama aralarından bu ilginç tartışma yaşanıyor. ben sizin (daha çok) güzel kardeşiniz değilim (daha az)